matilda, güzelliğinden deliliğin eşiğindeğiz


2002 yılında Leeds'ten yola çıkan topluluk Stateless, bu senenin sonlarına doğru derenin akışını canpare plak şirketi Ninja Tune ile anlaşarak değiştirdi. Bu birliktelikten dünyaya 2011 yılında gelecek uzunçalar Matilda ve ondan uzaya bırakılan ilk single Ariel her şeyiyle bizi tarifsiz duygulara ittirdi. Cebren.

Hani burada Stateless hakkında işi Radiohead'den alıp DJ Shadow'a uzattığına, lakin orada da fazla bırakmadan Hot Chip sosuna batırarak Cooper Temple Clause üzerinden Sonic Youth uçurarak "Dubstep Basları Diyarı" durağına götürdüğünü yazabilirdik. Hatta Cex, Nautilus ve Venetian Snares gibi "Elektronik Deliler Evi" kapısından Orhan Gencebay-Erkin Koray saykodelyasına gittiğini; yetinmeyip, Jeff Buckley üzerinden Autechre'ye uzandığını da yazabilirdik. Ama yazmıyoruz, çünkü kifayetsiziz. Tek bir single ile bize bunları yaptırıp da bu paragraftaki saçmalıklarımızı "Aslında müzikal olarak yersiz, yurtsuzuz galiba biz. İsmimiz de ordan geliyor; ondan böyle bi müzik çıkıyor ortaya" diyen topluluk elemanlarından David Levin'a kulak veriyoruz. Ama bir an için. Sonra tekrar Ariel'a dönüyoruz. Sonra tekrar. Ta ki o kıvama gelene kadar. Diyeceksiniz hangi kıvama? Herşeyi de dillendirebilsek, kulağa ne gerek kalırdı değil mi?

1 comments:

sismanos dedi ki...

ariel'in videosu da pek ala imiş:
http://www.youtube.com/watch?v=7NaQnAkO2wU

Yorum Gönder