gezegende başka kimseler yokmuş gibi.



Bu gece aşağı yukarı 23:00 sularında evin önüne arabayı park ederken , tekrar bastım gaza.

Şehirde dolaştım sessiz sessiz , anısı olan hatırladığım yerlerin önünden geçip bazılarında durup birkaç dakika düşündüm ; aradım belki. O saatlerde hava serinlemiş olmasına rağmen, bazı yerlerde son içkilerini isteyen bazı tanıdıkların oturduğu masaları gördüm...Demini almışların masasına taze üzüm olmak ne kötüdür deyip geçtim. İçlerini bildiğim bazı evlerin önünden geçip , içlerindeki halimi düşündüm. Bazılarında aynı benim onlara baktığım gibi hiçbir hareket, belirti göremedim. Şaşırdım. Bazılarında ışıklar gördüm.Giremeyeceklerime girip bakmak istedim.
Yanlarından geçerken yavaşladığım insanlar, sanki şehirdeki bütün arabalar tam da bekledikleri arabaymış gibi beni görüp tanımaya çalıştılar. Polisler birbirlerine el şakaları yaptılar.

Şehirde dolaştım sessiz sessiz , anısı olan hatırladığım yerlerin önünden geçip bazılarında durup birkaç dakika düşündüm ; aradım belki. Bulamadım hissine kapılınca bıraktım. Tüm bunlar olurken bu albümün bilhassa da açılış şarkısı hep bana dedi : This Is Hardcore

1 comments:

avisdurgan dedi ki...

gezegende aslında o kadar çok insan var ki, hatta haddinden fazla insan var bu gezegende.

Bazen "hardcore" olan o kadar tanışıklığın, anının, deneyimin bir tarafı ya da parçası olan onlarca insanın hayatlarına devam ettiği bir şehirde, onların hiç birine ilişmeden, uzaktan dinleyerek, seyrederek elinde, kendinde kalanın belki de bir incir çekirdeğini doldurmayacağını farketmek iken, bazen de o gün, o iki saat içerisinde o pasaport kontrol kuyruğunda bulunmaktan başka hiç bir ortaklığının olmadığı ve olmayacağı kuvvetle muhtemel yüzlerce insanla, o sıcak, havasız, ahırdan bozma salonda aynı ızdırabı yaşamanın sonunda kafana dank ettirdiği "humility" de olabiliyor.

Uzun bekleyişlerin sonunda uzun cümleler çıkıyor böyle.

Yorum Gönder